Özet
15 Şubat 2019 tarih ve 30687 sayılı Resmi Gazetede Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinden Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No :23) ile Vergi indirimi, KDV İadelerinde değişiklikler, Yüklenilen KDV’nin indirimi, İndirim zamanı, Değer hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan KDV’nin indirimi, KDV İade Raporlarında YMM Tasdik Raporları konularında düzenlemeler yapılmıştır.

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 23 Seri Nolu Tebliğin 1. maddesi ile; kısmi tevkifata tabi işlemlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin satıcı tarafından beyan edilecek kısmı, takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, işleme ait fatura veya benzeri belgelerin defterlere kaydedildiği döneme ilişkin olarak verilmesi gereken 1 nolu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılacağı,
İlgi tebliğin 2. maddesi ile ihraç kayıtlı teslimlerde ihracatçının süresinde ihraç edemediği mallara yönelik olarak imalatçıya ödediği KDV’yi en erken ihraç süresinin (ek süre verilmişse bu süre) sona erdiği tarihi takip eden günün dahil olduğu dönem içinde ve nihai olarak o dönemi kapsayan takvim yılını takip eden takvim yılı içerisinde indirim konusu yapılabileceği,
İlgi tebliğin 3. maddesi ile ihraç kayıtlı teslimde bulunan imalatçının, imalatçı vasfını taşımadığının anlaşılması durumunda, ihraç kaydıyla teslim edilen mallara ilişkin olarak hesaplanan vergi ihracatçı tarafından ihraç kaydıyla teslimin yapıldığı takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak kaydıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde indirilebileceği,
Ayrıca ilgili maddede ihraç kayıtlı teslimlerden kaynaklanan KDV iadelerinde aranan belgeler arasında yer alan “İhraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan onaylı yazı” artık gümrük beyannamesi üzerinde imalatçı firma bilgisine ilişkin kayıt bulunmayan hallerde aranacağı,
İlgi tebliğin 4. maddesi ile Dahilde İşleme İzin Belge sahibi mükellefler tarafından ihraç kaydıyla alınan malların ihraç edilmemesi veya süresinden sonra ihraç edilmesi halinde, söz konusu alımla ilgili olarak Dahilde İşleme İzin Belge sahibi mükellef tarafından daha önce indirim konusu yapılamayan KDV tutarı, ihracat için öngörülen sürenin dolduğu tarihi izleyen günü içeren vergilendirme döneminde indirim hesaplarına alınmak suretiyle indirim konusu yapılabileceği, Ancak bu sürenin her halükarda bu vergilendirme dönemini içerisine alan takvim yılını takip eden takvim yılını aşamayacağı belirtilmiştir.
İlgi tebliğin 5. maddesi ile KDV Kanununun 17/2-b, 17/2-c, 17/2-d, 17/4-ı ve 17/4-ö maddeleri uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’nin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV’den indirilebileceği belirtilmiş olup, 01.01.2019 tarihinden itibaren KDV Kanununun 17. maddesi kapsamında gerçekleştirilen aşağıda belirtilen işlemlere ilişkin yüklenilen KDV indirilebilecek, ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV iade edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
 Özel okullar ve üniversiteler tarafından bedelsiz olarak verilen eğitim ve öğretim hizmetleri ile öğrenci yurtları tarafından bedelsiz olarak verilen yurt hizmetleri (KDVK 17/2-b)
 Kanunların gösterdiği gerek üzerine yapılan bedelsiz teslim ve hizmetler (KDVK 17/2-b)
 KDVK madde 17/1’de sayılan kurum ve kuruluşlara yapılan bedelsiz teslimler (KDVK 17/2-b)
 Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara bağışlanan bazı malların teslimi (KDVK 17/2-b)
 Yabancı devletlerin Türkiye’deki diplomatik temsilcilik ve konsoloslukları ile yabancı hayır ve yardım organizasyonlarına yapılan teslim ve hizmetler (KDVK 17/2-c)
 Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki tescilli taşınmaz kültür varlıklarının restorasyonu vb kapsamında yapılacak işlemler (KDVK 17/2-d)
 Serbest bölgelerde verilen hizmetler ile bu bölgelere yada bu bölgelerden yük taşıma işleri (KDVK 17/4-ı)
 Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleri (KDVK 17/4-ö)
İlgi tebliğin 6. maddesi ile teknoloji geliştirme bölgelerinde veya ihtisas teknoloji geliştirme bölgelerinde bulunan mükelleflerin 31.12.2023 tarihine kadar bu bölgelerde ürettikleri ve KDV’den istisna edilen teslim ve hizmetlere oyun yazılımları eklenmiş, 01.01.2019 tarihinden itibaren bu istisna kapsamında yapılan işlemlere ilişkin KDV indirilebilecek, indirim yoluyla giderilemeyen KDV ise iade edilemeyeceği belirtilmiştir.
İlgi tebliğin 7. maddesi ile indirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iadeleri,
 En geç indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin (yılın sonuna kadar verilen düzeltme beyannameleri dahil) KDV beyannameleri ile talep edilebileceği,
 İndirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonuna kadar vergi dairesine başvurulabileceği,
 YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Tasdik Raporu, indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonundan itibaren 6 ay içinde ibraz edileceği, bu süre içinde YMM Tasdik Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye sevk edileceği,
İade talep süresinin dolmasından sonra, düzeltme beyannamesi verilmesi veya dilekçe ile iade için gerekli belgeler ibraz edilmek suretiyle iade talep edilmesinin mümkün olmadığı hüküm altına alınmıştır.
İlgi tebliğin 8. maddesi ile indirim hakkının, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili vesikaların kanuni defterlere kayıt edildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği,
01.01.2019 tarihinden itibaren VUK hükümlerine göre değersiz halen gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV’nin indirim konusu yapılmasının mümkün olduğu, ancak karşılık ayrılmak suretiyle gelir/kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınmış olan KDV’nin bu kapsamda indirim konusu yapılabilmesi için gelir/kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınmasının şart olduğu, söz konusu KDV tutarının;
 Satıcı tarafından, 1 nolu KDV beyannamesinin İndirimler kulakçığında yer alan “Değersiz Hale Gelen Alacaklara İlişkin İndirilecek KDV” satırına yazılarak indirim konusu yapılacağı ve borçlu mükellef bilgilerinin beyanname ve eki formda bildirileceği,
İlgi tebliğin 9. maddesi ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/C-2.1.) bölümünün birinci paragrafında yer alan (a) bendinin sonuna “Ancak aynı maddede bu hükmün, Kanunun 17. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca katma değer vergisinden istisna edilen işlemler için uygulanmayacağı belirtilmiştir.” cümlesi eklenmiş, aynı bölümün sonuna (d) bendi olarak değersiz hale gelen alacaklara ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen KDV hakkında;
 Alıcı tarafından ödenmeyen ve daha önce indirim konusu yapılmış KDV’nin, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde 1 nolu KDV beyannamesinin “Matrah” kulakçığında “Diğer İşlemler” tablosunda “VUK 322 Kapsamına Giren Borçlara Ait KDV” satırında beyan edileceği belirtilmiştir.
İlgi tebliğin 10. maddesi ile KDVK’nun 32. maddesinde KDVK’nun 11, 13, 14, 15 ve 17/4-s uyarınca vergiden istisna edilmiş işlemlerle ilgili olarak yüklenilen KDV indirim konusu yapılabileceği ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarı ise işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar talep edilmesi şartıyla iade edilebileceği,
 İade taleplerinin istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar ilgili dönem KDV beyannameleri ile talep edileceği,
 En geç bu süre içinde vergi dairesine başvuruların yapılması gerektiği,
 YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Tasdik Raporunun, istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen ikinci yılın sonundan itibaren 6 ay içinde ibraz edilmesi gerektiği, bu süre içinde YMM Raporunun ibraz edilmemesi halinde ise iade talebinin ivedilikle incelemeye sevk edileceği açıklanmıştır.
İlgi tebliğin 11. maddesi ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin “4.2. Diğer Hallerde Kısmi Vergi İndirimi Uygulaması” başlıklı bölüm yürürlükten kaldırılmıştır.
İlgi tebliğin 12. maddesi ile indirim hakkının, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili vesikaların kanuni defterlere kayıt edildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, Gelir/Kurumlar vergisi bakımından özel hesap dönemine tabi olan KDV mükelleflerinin yüklendikleri KDV’yi özel hesap dönemini takip eden özel hesap dönemini aşmamak şartıyla belgelerin kanuni defterlere kaydedildiği dönemde indirmelerinin mümkün olduğu açıklanmıştır.
İlgi tebliğin 13. maddesi ile indirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iadeleri,
 En geç indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin (yılın sonuna kadar verilen düzeltme beyannameleri dahil) KDV beyannameleri ile talep edilebileceği,
 İndirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonuna kadar vergi dairesine başvurulabileceği,
YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Tasdik Raporu, indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonundan itibaren 6 ay içinde ibraz edileceği, bu süre içinde YMM Tasdik Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye sevk edileceği,
İade talep süresinin dolmasından sonra, düzeltme beyannamesi verilmesi veya dilekçe ile iade için gerekli belgeler ibraz edilmek suretiyle iade talep edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Tam istisna kapsamındaki işlemlerde iade talebi ve YMM tasdik raporu,
 İstisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen yılın ikinci takvim yılının sonuna kadar ilgili dönem KDV beyannameleri ile talep edileceği,
 Bu süre içinde ilgili vergi dairesine başvuru yapılacağı,
 YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Tasdik Raporu, istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonundan itibaren 6 ay içinde ibraz edileceği, bu süre içinde YMM Tasdik Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye sevk edileceği,
İade talep süresinin dolmasından sonra, düzeltme beyannamesi verilmesi veya dilekçe ile iade için gerekli belgeler ibraz edilmek suretiyle iade talep edilmesinin mümkün olmadığı hüküm altına alınmıştır.
Kısmi tevkifat uygulanan işlemlere ilişkin iade talebi ve YMM Raporu,
 İstisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen yılın ikinci takvim yılının sonuna kadar ilgili dönem KDV beyannameleri ile talep edilebileceği,
 Bu süre içinde ilgili vergi dairesine başvuru yapılacağı,
 YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Tasdik Raporu, istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonundan itibaren 6 ay içinde ibraz edileceği, bu süre içinde YMM Tasdik Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye sevk edileceği,
İade talep süresinin dolmasından sonra, düzeltme beyannamesi verilmesi veya dilekçe ile iade için gerekli belgeler ibraz edilmek suretiyle iade talep edilmesinin mümkün olmadığı hüküm altına alınmıştır.
Genel olarak;
İndirim hakkı tanınan işlemlere ilişkin olarak sonradan düzenlenen veya temin edilen belgelerde gösterilen KDV tutarı, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği,
Diğer bir ifade ile vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı içerisinde kanuni defterlere kaydedilmeyen fatura ve benzeri belgelerde yer alan KDV tutarlarının indirimi ve iade hesabına dahil edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Vergiye tabi işlemler üzerinden yüklenilen KDV’nin indirim konusu yapılabilmesi için; KDV’nin alış faturası veya benzeri vesikalarda ya da gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla kanuni defterlere kaydedilmesi gerektiği açıklanmıştır.